ارْكُضْ بِرِجْلِكَ ۖ هَٰذَا مُغْتَسَلٌ بَارِدٌ وَشَرَابٌ
Süleyman Ateş
Ayağını (yere) vur, işte yıkanacak ve içilecek serin (bir su), (dedik). (And it was said unto him): Strike the ground with thy foot. This (spring) is a cool bath and a refreshing drink.
Alİ Bulaç
"Ayağını depret. İşte yıkanacak ve içecek soğuk (su, diye vahyettik.).
Diyanet İşleri
"Ayağını yere vur! İşte yıkanacak ve içilecek soğuk bir su" dedik.
Abdulbakî Gölpınarlı
Vur yere ayağını, bu yıkanılacak ve içilecek serin su işte demiştik.
Öztürk
"Ayağını yere vur! İşte yıkanacak bir yer, işte içilecek soğuk bir su!..." dedik.
Çeviriyazı
ürkuḍ biriclik. hâẕâ mugteselüm bâridüv veşerâb.
Diyanet Vakfı
Ayağını yere vur! İşte yıkanacak ve içilecek soğuk bir su (dedik).
Elmalılı Hamdi Yazır
(Biz ona): "Ayağını yere vur! İşte sana yıkanılacak ve içilecek soğuk bir su" dedik.
Suat Yıldırım
Eyyûb'a: “Ayağını yere vur! dedik, İşte sana kullanıp yıkanacağın ve içeceğin soğuk bir su!”
Edip Yüksel
"Ayağını yere vur. İşte yıkanacak ve içilecek soğuk bir kaynak."
: