وَيَسْأَلُونَكَ عَنِ الْجِبَالِ فَقُلْ يَنْسِفُهَا رَبِّي نَسْفًا
Süleyman Ateş
Sana dağlardan soruyorlar. De ki: "Rabbim onları ufalayıp savuracak!
Alİ Bulaç
Sana dağlar hakkında soruyorlar. De ki: "Benim Rabbim, onları darmadağın edip savuracak"
Diyanet İşleri
Sana dağları sorarlar; de ki: "Rabbim onları ufalayıp savuracak, yerlerini düz, kuru bir toprak haline getirecek; orada ne çukur, ne tümsek göreceksin. O gün, hiçbir tarafa sapmadan bir davetçiye uyarlar. Sesler Rahman'ın heybetinden kısılmıştır; ancak bir fısıltı işitirsin."
Abdulbakî Gölpınarlı
O gün dağlar ne olur diye soruyorlar sana; de ki: Rabbim onları unufak eder, kuma döndürür de savurur.
Öztürk
Sana dağlardan soruyorlar. De ki: "Rabbim onları un-ufak edecektir."
Çeviriyazı
veyes'elûneke `ani-lcibâli feḳul yensifühâ rabbî nesfâ.
Diyanet Vakfı
(Resulüm!) Sana dağlar hakkında sorarlar. De ki: Rabbim onları ufalayıp savuracak.
Elmalılı Hamdi Yazır
(Ey Muhammed!) Sana dağlar(ın kıyametteki durumunu) sorarlar, de ki: "Rabbim onları ufalayıp savuracak."
Suat Yıldırım
Bir de sana o gün, dağların durumunu sorarlar. De ki: “Rabbim onları darmadağın edecek, ufalayıp savuracak, yerlerini dümdüz, boş vaziyette bırakacak.”
Edip Yüksel
Senden dağları sorarlar. De ki, "Rabbim onları ufalayıp savuracak."