فَيَذَرُهَا قَاعًا صَفْصَفًا
Süleyman Ateş
Yerlerini boş, dümdüz bırakacaktır.
Alİ Bulaç
"Yerlerini bomboş, çırçıplak bırakacaktır."
Diyanet İşleri
Sana dağları sorarlar; de ki: "Rabbim onları ufalayıp savuracak, yerlerini düz, kuru bir toprak haline getirecek; orada ne çukur, ne tümsek göreceksin. O gün, hiçbir tarafa sapmadan bir davetçiye uyarlar. Sesler Rahman'ın heybetinden kısılmıştır; ancak bir fısıltı işitirsin."
Abdulbakî Gölpınarlı
Yeryüzünü dümdüz bir hale getirir.
Öztürk
"Yerlerini bomboş, dümdüz bırakacaktır."
Çeviriyazı
feyeẕeruhâ ḳâ`an ṣafṣafâ.
Diyanet Vakfı
Böylece yerlerini dümdüz, bomboş bırakacaktır.
Elmalılı Hamdi Yazır
"Böylece yerlerini dümdüz boş bir halde bırakacak."
Suat Yıldırım
Bir de sana o gün, dağların durumunu sorarlar. De ki: “Rabbim onları darmadağın edecek, ufalayıp savuracak, yerlerini dümdüz, boş vaziyette bırakacak.”
Edip Yüksel
"Yerlerini dümdüz, bomboş bırakacaktır."
: